Yatıyor, kalkıyor, besleniyor, işe gidiyor geliyor ama herşeyi aynı tutuyordu.
Bu rutini kırmak elind eolan bişrey olmadığı gibi yerind esaymak onu delirtiyor, bir bağlamda kendini kapana sıkışmış hissetmesine nedne oluyordu.
Yapılabilecek şeylerin listesini çıkartmış olsa bile yinede bu çevresindeki çemberi azıcık genişletecek ama herhangibir ilerleme kaydetmesine katkı sağlamayacaktı.
Düşününce hiç yoktan bir hareket olsun, hatta cephe genişlemesi ile belki hareketlilik gelir fikri daha sıcak gözükmeye başlamıştı.
Yeni bir projede yer alamadığı sürece var oluşunun basit temellerini bile koruyabilecek kadar kaynak elde etmesi mümkğn olmayacaktı. Belki de elini kolunu bağlayan etkenlerden kurtulmak için küçülmek o kadarda kötü bir çözüm yöntemi değildi. Yinede bu fikri sevmeye ve benimsemeye çalışmak doğasına aykırı hatta bünyesine zararlı bir madde gibidi.
Duracağına hareket et felfesi daha kabul edilebilir gibiydi.
Göreceğiz...
Bazıları anlamını sordu. Bazıları üzerinde bile durmadı. Milyarların paylaştığı bir ortamda o hep eşsiz olmaya çalışsada genellemelere kurban gitti.Oysaki kafasında şunlar yankılanıyordu "İnsan olmanın onuru için . Eşsizliğin gerçek anlamını yaşamak için........ Gerçek nedir ? Gerçekte nedir ? Ya siz ?
25 Nisan 2010 Pazar
8 Nisan 2010 Perşembe
İş başında 11
Evinde normal bir akşam yaşadığını düşünüyordu.
Yapılması gerekenlerin yapıldığı bir akşamda söylenmesi gereken şarkıları söylüyordu.
Telefona cevap verdiğinde sonucun böyle olacağını bilmiyordu.
Bütün gece süren bekleyiş ve sabahın ilk ışıkları ile son.
Gerçi anlamıştı ya da hissettiğini böyle yorumluyordu.
Sadece bir iki damla göz yaşı dökmek üzereydi ki onlarıda tuttu.
Zaman yine kontrol ve organizasyon zamanıydı.
Duyguları sanki kaybolmuştu. Mekanik bir soğukluk ile hareket edip
hatasızca işini yapıyor, herkesin olması gerektiği gibi olmasını sağlıyordu.
Yorgundu ama bu daha başlangıçtı. Bunun gibi daha çok an yaşayacaktı.
Önceki deneyimlerinden olsa gerek durumu kanıksamış, olağanlığın rutinine yüklemişti.
Bu onun ayakta kalmasını sağlıyor, en zor şartlarda bile durmaksızın ilerlemesine olanak veriyordu.
Ne maddi ne manevi hiçbirşey onu durduramıyor, hedefinden saptıramıyordu.
Zaman duraksama zamanı değildi ve durmayacaktı. Aklına ona orta okulda takılan lakap geldi.
Kimsenin böyle olacağını tahmin edemeyeceğini farkında olsada seçimin isabeti hayranlık vericiydi.
Düşündüğünde gerçektende öyle olduğunu fark etti.
Güçlü, hızlı,dayanıklı. Oldukça fazla yükü taşıyabilen ve kolay kolay durmayan, durdurulamayandı o.
Yolu herzaman belliydi. Duracağı yerde, zamanda. İşte bu yüzden isabetli bir seçimdi.
Ona "lokomotif " derlerdi....
Yapılması gerekenlerin yapıldığı bir akşamda söylenmesi gereken şarkıları söylüyordu.
Telefona cevap verdiğinde sonucun böyle olacağını bilmiyordu.
Bütün gece süren bekleyiş ve sabahın ilk ışıkları ile son.
Gerçi anlamıştı ya da hissettiğini böyle yorumluyordu.
Sadece bir iki damla göz yaşı dökmek üzereydi ki onlarıda tuttu.
Zaman yine kontrol ve organizasyon zamanıydı.
Duyguları sanki kaybolmuştu. Mekanik bir soğukluk ile hareket edip
hatasızca işini yapıyor, herkesin olması gerektiği gibi olmasını sağlıyordu.
Yorgundu ama bu daha başlangıçtı. Bunun gibi daha çok an yaşayacaktı.
Önceki deneyimlerinden olsa gerek durumu kanıksamış, olağanlığın rutinine yüklemişti.
Bu onun ayakta kalmasını sağlıyor, en zor şartlarda bile durmaksızın ilerlemesine olanak veriyordu.
Ne maddi ne manevi hiçbirşey onu durduramıyor, hedefinden saptıramıyordu.
Zaman duraksama zamanı değildi ve durmayacaktı. Aklına ona orta okulda takılan lakap geldi.
Kimsenin böyle olacağını tahmin edemeyeceğini farkında olsada seçimin isabeti hayranlık vericiydi.
Düşündüğünde gerçektende öyle olduğunu fark etti.
Güçlü, hızlı,dayanıklı. Oldukça fazla yükü taşıyabilen ve kolay kolay durmayan, durdurulamayandı o.
Yolu herzaman belliydi. Duracağı yerde, zamanda. İşte bu yüzden isabetli bir seçimdi.
Ona "lokomotif " derlerdi....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)