Şans faktörünü ciddiye almıyor değildi.
Yine de yaşamındaki kontrol elden bırakılacak gibi değildi.
O kadar çok parçayı bir arada tutuyorduki hiçbir düzensizliğe karşı tolerans gösteremiyordu.
Bu sadece teknik yaklaşımlar için değil ikili ilişkiler içinde geçerliydi.
Bu bir yoldu.
Adına ne dersen de, ister hayat, istersen oyun, olan bitenin bir yöntemi vardı.
Öyle ki metodik gidildiğinde her ne kadar daima başarılı sonuçlar alınmasada bu var olan şablonun dışına çıkıldığını göstermiyor, aksine denklemin içerisindeki bilinmeyen sayısının fazlalığını ve sonuç aralığının genişliğini vurguluyordu.
Başarısızlığı yöntemde değil eksikliklerimizde aramak, kendi üzerimizdeki oto kontrolün zayıflığını gidermek dururken, sebebi hemen başka omuzlara yüklemek kendi kendimizi kandırmak ve zamanı boşa harcamaktan başka birşey değildi.
Zaman ...
Yapılabilecekleri yapıp geri kalan seçenekleri elemek, quantum fiziğindeki süper pozisyon içerisinde arzulanan çökertmenin sağlanmasını kolaşlaştırmak ile aynı ise, neden kendi hayatımızda belirsizlikleri yüksek ( ki bu durumda süper pozisyonlarının arzulanançökertme sonuçları için fazlası ile zengin olduğunu vurgulamak amaçlı bir betimlemedir ) birini gidişatımız içerisinde sürüklenmeye mecbur edelim ve kendimizide sürüklenir hale getirelim ?
Bu yapabileceğimiz en yanlış çökertmelerden biri olurdu.
Bazıları anlamını sordu. Bazıları üzerinde bile durmadı. Milyarların paylaştığı bir ortamda o hep eşsiz olmaya çalışsada genellemelere kurban gitti.Oysaki kafasında şunlar yankılanıyordu "İnsan olmanın onuru için . Eşsizliğin gerçek anlamını yaşamak için........ Gerçek nedir ? Gerçekte nedir ? Ya siz ?
18 Mayıs 2010 Salı
5 Mayıs 2010 Çarşamba
İş başında 14
Şanssızlığın faktörü ne idi ?
Herşeyin doğru yapılması durumun da bile hesaplananların dışında gerçekleşen olguların sonucu değiştirmesi istatistik bilminin konusu olmamalı.
İstatistik sadece riskinizi hesaplayıp minimize etmenizi sağlayabilir.
Bu başka risklere olan açıklığınızı asla değiştirmez ve daima başka bir açık yanınız vardır.
Peki neden şansa ihtiyaç duyuyoruz ?
Şans gerçekten var olan bir olgu mudur yoksa bizim başka hayatların kontrolündeki akışları kendi hayatımıza buyur etmemiz ya da etmek zorunda olmamızın bir sonucu mudur ?
Hiç bir varlığa bağlı olmadığını düşündüğümüz oluş sıralamalarıdan bile müdahelenin kaçınılmazlığı, hatta aslında kendi kulacımızın oluşturusu olan dalgasında boğulmamız durumunun gerçeklenmesi söz konusudur.
Kapasitemiz asla yetmeyecek biliyorum ama bunu en iyi tanımlayabilecek cümleler şu şekilde olabilir.
Kendini ve hayatını en iyi şekilde tanıyıp özümseyen insanlar için şans sadece ektiklerini biçecekleri anlamına gelir.
En azından onun düşüncesi bu idi.
Herşeyin doğru yapılması durumun da bile hesaplananların dışında gerçekleşen olguların sonucu değiştirmesi istatistik bilminin konusu olmamalı.
İstatistik sadece riskinizi hesaplayıp minimize etmenizi sağlayabilir.
Bu başka risklere olan açıklığınızı asla değiştirmez ve daima başka bir açık yanınız vardır.
Peki neden şansa ihtiyaç duyuyoruz ?
Şans gerçekten var olan bir olgu mudur yoksa bizim başka hayatların kontrolündeki akışları kendi hayatımıza buyur etmemiz ya da etmek zorunda olmamızın bir sonucu mudur ?
Hiç bir varlığa bağlı olmadığını düşündüğümüz oluş sıralamalarıdan bile müdahelenin kaçınılmazlığı, hatta aslında kendi kulacımızın oluşturusu olan dalgasında boğulmamız durumunun gerçeklenmesi söz konusudur.
Kapasitemiz asla yetmeyecek biliyorum ama bunu en iyi tanımlayabilecek cümleler şu şekilde olabilir.
Kendini ve hayatını en iyi şekilde tanıyıp özümseyen insanlar için şans sadece ektiklerini biçecekleri anlamına gelir.
En azından onun düşüncesi bu idi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)