Dünya klasikleri, insan bilimi, sosyoloji, psikoloji matematik...
Hepsinin temeli aslında aynı. Hiçbirşey değişmiyor.
Bizim onları yorumlama şeklimiz değişiyor.
Peki bu değişim nereye kadar devam edecek ?
Nedir insanı elndeki ile mutlu olmakdan alıkoyan ?
Nedir bize yetmeyen ?
Neden bu huzursuzluk ?
Kıçımızdaki kurt ne ?
Bazıları anlamını sordu. Bazıları üzerinde bile durmadı. Milyarların paylaştığı bir ortamda o hep eşsiz olmaya çalışsada genellemelere kurban gitti.Oysaki kafasında şunlar yankılanıyordu "İnsan olmanın onuru için . Eşsizliğin gerçek anlamını yaşamak için........ Gerçek nedir ? Gerçekte nedir ? Ya siz ?
13 Ekim 2011 Perşembe
27 Eylül 2011 Salı
Çizgi
Yorgun bir yüzün çizgilerini herkes bilir.
Onlara sahip olmak savaşlara girip gazi çıkmak gibidir.
Yüzüne bakan görebilir senin nice mücadelelere girdiği .
Sen ise sadece yürürsün yüzünde aynı acı
aklında tebessüm,takındığın durgun bir ifade ile.
Yaşı gelenler ! Ömrü bitenler !
Hepiniz anlıyorsunuz da olup biteni
neden değiştiremiyorsunuz gidilen yeri ?
Ömrü tüketmek uzun ama kısa bir işse
neden yarım kalan işler, düşler, yürekler ?
Biliyorsun bir tek sen değilsin.
Buradan alıp gideceğin birşey yok
bunuda bilesin.
Yorgun bir yüzün çizgilerini taşıyorum gülüşümde.
Güldüklerim ile ağladıklarım birbirine karışıyor gitgide.
Yürüyüşüm aksak, gülüşüm eski,ruhum aksi.
Yaşım ise hayli genç, yolun yarısı henüz şimdi.
Tercihim eskimek iken eskitildim cümleden bir nefesde
O bir nefesde otuzbeş yıl sürdü, hata yine bende.
Yinelendi ama yenilenmedi derslerim.
Çektiğim tümü eziyet, gömdüğüm tümü çaba
gittiğim ise iki arpa boyu yol, ne bu kıyamet, bu yaygara ?
Küreklerin suyu dövüyor
Yüreğin eskilere çapa atıyor.
Bırak çırpınmayı , gökyüzüne, güneşe bak.
Gözlerini kör edecekcesine parlaklığına bak.
Sonra gözlerini kapat, kollarını aç.
Kendini yumuşak akıntıya bırak.
Onlara sahip olmak savaşlara girip gazi çıkmak gibidir.
Yüzüne bakan görebilir senin nice mücadelelere girdiği .
Sen ise sadece yürürsün yüzünde aynı acı
aklında tebessüm,takındığın durgun bir ifade ile.
Yaşı gelenler ! Ömrü bitenler !
Hepiniz anlıyorsunuz da olup biteni
neden değiştiremiyorsunuz gidilen yeri ?
Ömrü tüketmek uzun ama kısa bir işse
neden yarım kalan işler, düşler, yürekler ?
Biliyorsun bir tek sen değilsin.
Buradan alıp gideceğin birşey yok
bunuda bilesin.
Yorgun bir yüzün çizgilerini taşıyorum gülüşümde.
Güldüklerim ile ağladıklarım birbirine karışıyor gitgide.
Yürüyüşüm aksak, gülüşüm eski,ruhum aksi.
Yaşım ise hayli genç, yolun yarısı henüz şimdi.
Tercihim eskimek iken eskitildim cümleden bir nefesde
O bir nefesde otuzbeş yıl sürdü, hata yine bende.
Yinelendi ama yenilenmedi derslerim.
Çektiğim tümü eziyet, gömdüğüm tümü çaba
gittiğim ise iki arpa boyu yol, ne bu kıyamet, bu yaygara ?
Küreklerin suyu dövüyor
Yüreğin eskilere çapa atıyor.
Bırak çırpınmayı , gökyüzüne, güneşe bak.
Gözlerini kör edecekcesine parlaklığına bak.
Sonra gözlerini kapat, kollarını aç.
Kendini yumuşak akıntıya bırak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)