Bu bir günlük ve her günlük gibi sahibini yansıtacak.
Şuanda olduğu gibi.
Canım sıkkın. Manic ile depresif arasındaki ince çizgide parande atmaya çalışıyorum. Neden böyle gereksiz birşey yapmaya çalışıyorsun derseniz bende bilmiyorum.Sanırım şu etkenlerden olabilir.
Mevsimsel geçiş,malli sıkıntı,sosyal çöküş,ben merkezli dünyamda varlık savaşları, vs. vs.
İki gündür oldukça yoğundum yazmamakla hata ettim şimdi kafamda bir kova çöp var.
Fark ettiğim şeyleri yazayım Öncelikle kendimdeki harekete geçme dürtüsü eksikliğini gidermeye daha doğrusu bunu kapatmaya çalışıyorum.Bu süreç içersindeyken itelemelerle geldiğim noktada insanlar bana engel olduklarında dünyam başıma yıkılıyor.Sanırım ençok sinirlendiğim şeylerden biri bu. Diğeride en yakın gördüğüm insanların beni anlayabileceklerini düşünüyordum.Sanırım duygusal düşünmek ile mantıksal bir çerçeve içersinde olmanın arasındaki farkı ben algılayamıyorum Şöyleki yakınımda olan herkesin benim gibi düşüneceğini hatta benim seviyemde olacağını otomatik olarak kabulleniyorum. Halbuki gerçeğin farklı olduğunu yeni yeni fark ediyorum.Mesela aileniz, atamazsınız satamazsınız en yakınınız halindedir en önemlisi siz onları, onlarda sizi seçmemiştir . İlahi bir piyangodan birbirinize çıkmışsınızdır.Ebeveynlerin bu konuda tek avantajları gelişim süreçlerimizi ellerinde tutmalarıdır.Eh buda pek küçümsenecek bir avantaj değil. Benim bireysel hatam bu ilahi komediyanın kaotiği üzerine gelişen bir durum.Boynuzun kulağı geçme süresi fazla kısa ise boynuz bunu kaldırabilecek olgunluğa gelmeden ara bir konumda kalabiliyor. Dialog kopukları.Şimdi ebeveynleri iyi incelemek lazım yarınım için modellerim onlar çünkü.
Ve unutma herkes aynı değil,denk değil,eşit değil,Sadece yaradılışdan gelen ,insan olmakdan ileri gelen bir eşitlik söz konusu .Sözde eşitlik.
Fark ettimde benim sözcük bilgimde tüm insanları belirten bir kelime yok. Yani ırk desen alt kolları var. Nesil desen alakası yok.Tür demek belki teknik olarak uygun ama dil olarak tuhaf kalıyor sanki tam karşılamıyor. Bu eksiklik benden mi yoksa bunu bana hissettiremeyen çevremden mi geliyor ?
Bazıları anlamını sordu. Bazıları üzerinde bile durmadı. Milyarların paylaştığı bir ortamda o hep eşsiz olmaya çalışsada genellemelere kurban gitti.Oysaki kafasında şunlar yankılanıyordu "İnsan olmanın onuru için . Eşsizliğin gerçek anlamını yaşamak için........ Gerçek nedir ? Gerçekte nedir ? Ya siz ?
11 Kasım 2006 Cumartesi
9 Kasım 2006 Perşembe
Zorlama ile bazlama arasındaki fark.
Kendi içindeki sorumlulukları bilirmisin ? Yada kendi hayatın içinde kaçtığın ama yapmak zorunda olduğun sorumlulukdan çok zorunlulukları ? Hep bir hesap kitap durumunda kalır insan.Bu kah vicdani değerlerden ,kah ahlaki dengeden yada baştan aşşağı korkudan olur.Sebep ne olursa olsun içimizde sanki gerinip gerinip kafatasımıza omur atarcasına bir his yaşarız. Sanki bu şekilde yere mıhlanmış ayaklarımızın mecburi olarak ilerlemesini sağlamk üzere gövdeyi devireceğimizi düşünürüz. İşte buna zorlama diyorlar. Gerçi şahsi zorlama ile başkasına uygulanan baskı arasındaki fark pek öyle ince değil ama biz yinede onu başka bir yoruma bırakalım.Bu gün kendim zorladım ben.Ağacı yıkmak üzere sahibi bakıcısı tarafından dürtülen bir fil gibi kafamı dayadım hayata ve bastırdıkça bastırdım. Önce vıcık bri suçluluk özsuyu çıktı. Sonra bazı çatırtılar duyuldu.Ben yerimde saydım o bana karşı durdu.Belli bir direnç noktası vardı ve ben onu bulmalıydım.Hayatımı kurtarmak içinmişcesine bu engeli aşmalıyım diye kendimi zorladım.Bakmayın böyle zorladığıma bu bir arkadaşımın açıklamasına göre beynin sol ön lobuna yeterince kan gitmemesinden ileri gelen bir fizyolojik sorunmuş. Bizim işlemci arızalı çıktı garantisi yokmu diyemeyeceğim bir durumda olduğumuza göre nasıl ittirip kaktıracağımızı öğreneceğiz.
Kısaca sizlerde bu sorun yok yada var belkide az. İlgilenmiyorum ben sadece bu niteliğimin benden alınmasının karşılığı olarak bana bahşedilen hayal kurma yeteneğim ve tasarı gücümü düşünüyorum.. Ömür bu şekilde kendine acımakla geçmez değilmi ?
Kısaca sizlerde bu sorun yok yada var belkide az. İlgilenmiyorum ben sadece bu niteliğimin benden alınmasının karşılığı olarak bana bahşedilen hayal kurma yeteneğim ve tasarı gücümü düşünüyorum.. Ömür bu şekilde kendine acımakla geçmez değilmi ?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)